Dün odada duran ve içinde bu dünyadaki tek mal varlıklarının olduğu valizine bakınca ruhum ve tüm bedenim sarsıldı. Senden sonra o sarsıntıyı hissetmediğim bir saniye yok ya neyse.. Oturdum derin bir nefes aldım gözyaşlarına hakim olamadım sessizce kalakaldım. Gözlerimi kapatıp seni çok özledim dedim çaresizce. Ve sen bu gece geldin zayıf, solgun, yorgun, ağır adımlarla yürüyordun. Havaalanıydı galiba biz seni karşılamışız. Sen banka oturdun ben yürüyen merdivenle çıkıp yanına koştum. Sarıldım sana incitmekten korkarak kendimi sıkarak ve kokunu içime çektim. Sonra eve gelmişiz mutfakta bir şeyler hazırladığımızı hatırlıyorum :( Ardından minibüste Muğla'da buldum kendimi. Anladım mesajını sen de beni özledin. Hasret hangi dilde hangi cümlelere sığar ki ? Acı üç harfli ama kâinatı saracak kadar uzun bir kelime ! #canımkardeşim #hasretim #uğurböceğim🐞
Kardeşim bana hep Sarı Polyanna derdi. Hiç kimse bana 43 yıllık ömrümde onun gibi 'sarı' demedi :( hastaneye ilk yattığımız andan itibaren blog açmayı hep istemiştik ama öyle bir savaşın içinde bulmuştuk ki kendimizi. O benim tanıdığım en kahraman savaşçıydı. Bu blog kardeşimin anısına. Sarı Polyanna onu ve yüzüne emanet bıraktığı son nefesini, son nefesine kadar hep ruhunda taşıyacak. Nefesin nefesim oldu UĞUR BÖCEĞİM !