Ana içeriğe atla

Kayıtlar

RÜYA

Dün odada duran ve içinde bu dünyadaki tek mal varlıklarının olduğu valizine bakınca ruhum ve tüm bedenim sarsıldı. Senden sonra o sarsıntıyı hissetmediğim bir saniye yok ya neyse.. Oturdum derin bir nefes aldım gözyaşlarına hakim olamadım sessizce kalakaldım. Gözlerimi kapatıp seni çok özledim dedim çaresizce. Ve sen bu gece geldin zayıf, solgun, yorgun, ağır adımlarla yürüyordun. Havaalanıydı galiba biz seni karşılamışız. Sen banka oturdun ben yürüyen merdivenle çıkıp yanına koştum. Sarıldım sana incitmekten korkarak kendimi sıkarak ve kokunu içime çektim. Sonra eve gelmişiz mutfakta bir şeyler hazırladığımızı hatırlıyorum :( Ardından minibüste Muğla'da buldum kendimi. Anladım mesajını sen de beni özledin. Hasret hangi dilde hangi cümlelere sığar ki ? Acı üç harfli ama kâinatı saracak kadar uzun bir kelime ! #canımkardeşim #hasretim #uğurböceğim🐞
En son yayınlar

Son Veda

Sensiz ama seninle geçen bir yılın ardından... 28.12.2017 Geçen yıl tam da bugün gideceğini bile bile palyatifte yeni yılı kutlamıştık. Biliyordum aslında bu bir vedaydı. Seni sana yakışır bir şekilde uğurladık. Umutla…  29.12.2017 Sabaha karşı 03:48’de gözümü açtığımda o anın geldiğini anladığımda sadece sana sarılıp korkma yanında ben varım, bak yine her zaman olduğu gibi yanındayım, canım kardeşim gözün açık gitmesin dünya nimetlerine, arkada kalmasın sakın diyebildim. Affet beni nefesine nefes ekleyemedim.  Ağlamadan, bağırmadan, çırpınmadan seni üzmeden,  güç vererek, bir kuş gibi çırpınıp, son nefesini yüzüme verip  gidişini çaresizce izledim…  Ben seni günlerce ölüme hazırladım. Ne zor bir şeydir insanın canından çok sevdiği birini ölüme hazırlaması. Ben sana ne zaman Uğur keşke bu derdin yarısını senden alabilsem dediğimde sen bana hayır bu dert bana geldi benden de çıkıp gidecek derdin.  Bu dert seni de aldı gitti :((  Azraille pazarl...

5N1K

Hayat öğretiyor ! Sandığınız kadar uzun değil ! Ertelemeyin ! Mutlu olmak için de mutsuz olmak için de fazla zamanınız yok ! Sevmeyi deneyin ! Aslında bu dünyada insanın payına düşen sevmekti ! Anlar ve anılar, geride bıraktığınız izler önemli...! Güzel izler bırakın !

Güle Güle Balıkçıoğlu

Hastanede bir odanın içinde hiç tanımadığınız insanlarla yaşamak çok zordur. Hele de arada bir perde varsa ve iletişim yoksa. Düşünün bir pencere, bir buzdolabı, bir televizyon, bir mutfak tezgahı, bir tuvalet banyo,  kaç metrekaredir ki ? İşte biz o perdeyi hiç kapatmadık ! Gönlümüzün perdeleriyle birlikte açtık. Çünkü o perde kapalıysa nefes alamazsınız ! Bizim sekiz buçuk ayımız hastanede geçti. Son dönemlerimizde Ertuğrul abiyleydik. En ağır epilepsi ataklarımızın olduğu gecemizin gündüze karıştığı zamanlardı. Odasına bizi verdiklerinde ilk zamanlar kesin dünyası daraldı. Şaşırdı kendi durumuna anlam vermeye çalıştı. Hissettim bunu.. Anlatırken kolay ama yaşarken zor günler onun için de bizim için de.. Ates, kan, trombosit, ilaçlar, kemoterapi, dibe vuruş, yüzeye çıkış, umut, umutsuzluk. Ne günlerimiz oldu. Sonra iyileşme ! Ya da miş gibi olma dönemleri !  Sevinci, üzüntüyü, çaresizliği, paylaştık. Kendine bile küserdi bazen, susardı anlam vermeye çalışı...

İNSAN YAĞMURU ÖZLER Mİ..?

Hematoloji de ağırdır günler her güne bir acı düşer. Aynı savaşı verdiğiniz kader arkadaşlarınızın an be an şahit olursunuz gidişine. Ve her gidenin ardından derin bir sessizlik çöker ve kimse bir daha açmaz o konuyu sanki hiç yaşanmamış gibi.. Hastanede yanımızda yatan Bilge teyze hayatını kaybettiği gün yaşadıklarımız her yağmur yağdığında gözlerimin önünde canlanır. Aramızda sadece bir perde vardı ve biliyorduk ardında yaşananları. Böyle durumlarda refakatçiler dışarı çıkarılırdı. Peki ya hemen yanındaki yatakta yaşam savaşı veren hastalar neler hisseder ?:( İşte böyle bir günün ardından hastane personeli Murat abimiz (hakkını ödeyemeyiz) odayı bir çırpıda temizledi. Sanki az önceki olanlar odada yaşanmamış gibi odaya bir huzur, bir ferahlık çöktü. Odanın kokusu her zamankinden farklıydı. İkimizde garip bir şekilde ilk kez nefes aldığımızı hissettik. Dışarıda sağanak yağmur başladı. Gök gürlüyor, şimşek çakıyordu.. Odanın ışıklarını söndürdük. Ben yerime uzandım. Uğur da yağmura eşl...

Burkitt Kardeşler

Sevgili Kemâl;  Seni ilk gördüğüm günü hatırlıyorum. Evden hastaneye geldim. Odaya girdim ve baktım aradaki perde kapalı bir ara perdenin arasından solgun bir yüz ve iyice halsiz düşmüş bir beden gördüm. Uyuyordun öyle savunmasız. 17-18 yaşlarında bir çocuk sandım. Muradiye elinde bir kitap okuyordu. Önce onunla tanıştık biraz konuştuk. Sonra burada birlikte kimbilir ne kadar yaşayacağız diyerek açtık perdeyi? Öyle başladı Uğur ile senin kardeşlik hikâyeniz. Bizim kaynaşıp aile oluşumuz. V e sona mı başa mı bilemiyorum ama yolculuğunuz ? 226 numaralı odayı ve gittiğimiz diğer odaları hiçbir zaman kendimize daraltmadık. Çok güldük, eğlendik, dizi saatlerimiz, film saatlerimiz. Gözde ve benim iki deli abla çılgınlıklarımız.  Uğur ve senin bitmeyen nerede ne yenir sohbetleriniz. Ev izinlerimiz, ayrı odalara gidince biraraya gelme planlarımız. Korkularımız, gözyaşlarımız. Aile olduk, yemeğimizi, paramızı, umudumuzu, hayallerimizi, beklentilerimizi paylaştık. Uğur kötül...

Once upon time...

Once upon time.... 😢 Her şey normalmiş gibi davranıp hastane odasında defile yapan bir abla vardı. Çılgın gülüşlerimiz ve umutsuzluk içindeyken bile bitmeyen bir umudumuz. Şimdi o günleri özlüyorum. Çünkü her şeye rağmen bizimleydin  😢 #canımkardeşim   #uğurböceğim 🐞   #hasret