Ana içeriğe atla

İNSAN YAĞMURU ÖZLER Mİ..?

Hematoloji de ağırdır günler her güne bir acı düşer. Aynı savaşı verdiğiniz kader arkadaşlarınızın an be an şahit olursunuz gidişine. Ve her gidenin ardından derin bir sessizlik çöker ve kimse bir daha açmaz o konuyu sanki hiç yaşanmamış gibi.. Hastanede yanımızda yatan Bilge teyze hayatını kaybettiği gün yaşadıklarımız her yağmur yağdığında gözlerimin önünde canlanır. Aramızda sadece bir perde vardı ve biliyorduk ardında yaşananları. Böyle durumlarda refakatçiler dışarı çıkarılırdı. Peki ya hemen yanındaki yatakta yaşam savaşı veren hastalar neler hisseder ?:( İşte böyle bir günün ardından hastane personeli Murat abimiz (hakkını ödeyemeyiz) odayı bir çırpıda temizledi. Sanki az önceki olanlar odada yaşanmamış gibi odaya bir huzur, bir ferahlık çöktü. Odanın kokusu her zamankinden farklıydı. İkimizde garip bir şekilde ilk kez nefes aldığımızı hissettik. Dışarıda sağanak yağmur başladı. Gök gürlüyor, şimşek çakıyordu.. Odanın ışıklarını söndürdük. Ben yerime uzandım. Uğur da yağmura eşlik eden huzur verici bir müzik açtı. O an sanki zaman durdu, aylardır yaşadığımız telaş, koşturmaca acılar, çaresizlikler hepsi silindi gitti. O an sadece yağmurun sesi, yağmurun sesine eşlik eden fon müziği ve biz vardık. Karanlıkta hiç konuşmadan saatlerce müziği ve yağmurun sesini dinledik.
Ve karanlık sakladı gözyaşlarımızı...
ÖZLEDİM...

Her yağmur yağdığında senden bana hatıra kalan bir hastane gününü, son vedanın ardından sabah çiseleyen yağmurlu günü ve seni ebedi mekânına uğurlarken rahmet yağan günü hatırlıyorum...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Once upon time...

Once upon time.... 😢 Her şey normalmiş gibi davranıp hastane odasında defile yapan bir abla vardı. Çılgın gülüşlerimiz ve umutsuzluk içindeyken bile bitmeyen bir umudumuz. Şimdi o günleri özlüyorum. Çünkü her şeye rağmen bizimleydin  😢 #canımkardeşim   #uğurböceğim 🐞   #hasret

RÜYA

Dün odada duran ve içinde bu dünyadaki tek mal varlıklarının olduğu valizine bakınca ruhum ve tüm bedenim sarsıldı. Senden sonra o sarsıntıyı hissetmediğim bir saniye yok ya neyse.. Oturdum derin bir nefes aldım gözyaşlarına hakim olamadım sessizce kalakaldım. Gözlerimi kapatıp seni çok özledim dedim çaresizce. Ve sen bu gece geldin zayıf, solgun, yorgun, ağır adımlarla yürüyordun. Havaalanıydı galiba biz seni karşılamışız. Sen banka oturdun ben yürüyen merdivenle çıkıp yanına koştum. Sarıldım sana incitmekten korkarak kendimi sıkarak ve kokunu içime çektim. Sonra eve gelmişiz mutfakta bir şeyler hazırladığımızı hatırlıyorum :( Ardından minibüste Muğla'da buldum kendimi. Anladım mesajını sen de beni özledin. Hasret hangi dilde hangi cümlelere sığar ki ? Acı üç harfli ama kâinatı saracak kadar uzun bir kelime ! #canımkardeşim #hasretim #uğurböceğim🐞

Giden için mi üzülmeli, kalan için mi ?

Dün tüm gün düşündüm  :(  kalan her daim gidenin eksikliğini hissediyor. Kalan hep eksik. Kalan gidenin gittiğini biliyor. Giden biliyor muydu gittiğini ? Gitmek istemiş midir ? Her gidiş erken midir ? Yoksa gerçekten gelmiş midir zamanı gitmenin ? Kötülerin cehenneme çevirdiği bu dünyadan giden kurtulmuş mudur ? Çıkamadım işin içinden. Ve rüyama uzun bir aradan sonra sen geldin. Usulca kendinden emin adımlarla sapasağlam dimdik en iyi halinle kapıdan içeri girdin. Soluksuzca i zledim yürüyüşünü ve çocukluğun bir taraftaydı(küçük kardeşinmiş) sen de 30 yaş halinle diğer tarafta. Şimdi düşünüyorum sabahtan beri  :(  bu bir işaret olsun. Galiba iyiyim demek istiyorsun. Buna inanmak istiyor kalbim. Gidene mi üzülmeli kalana mı? Yine düşündüm Gidene üzülmek kalana eziyet dedi kalbim ve sonra ekledi gidene de eziyet olur  :(  Ve ben çıkamadım yine işin içinden...