1987 yılının 8. ayının 8. günü
Sıcak bir Ağustos ayında kurban bayramının dördüncü günü bizim evimizde çifte bayram yaşandı. O zamanlar 12 yaşındaydım hanemizin ve bu fani âlemin misafiri iki ay öncesinden alelacele gelivermişti. O zamandan belliydi acelesi vardı bu dünyadan geçip gitmek için...
Rahmetli babam adı Uğur olsun demişti ve kulağına ezan okuyup ismini üç kez fısıldamıştı. Uğur böceğimiz hayatımıza işte böyle girmişti.Annemiz çalıştığı için ben hem anne, hem abla olmuştum kardeşime. Babam yıllar sonra ikinci çocuğunu kucağına aldığı için çok mutluydu. Babacığımın bu sevinci yedi sene sonra ansızın gidişiyle son buldu. Doyamadı Uğur'una ve o da babasına. Babam sessiz sedasız göçüp gitti dönülmez diyarlara. Kardeşim yedi yaşında sudan çıkmış balık gibi şaşkın anlam verememişti bu ani gidişe. O gün belki de çocukluğunun son günüydü.
İnişlerle çıkışlarla, yokluklarla sıkıntılarla, acılarla sevinçlerle, zorluklarla dolu 30 yıl..
Uzun görünen ama bir an kadar kısa kardeşimin hikâyesi...

Yorumlar
Yorum Gönder